Dünyanın en eski deniz feneri



Patara antik kentinde bulunan Neron Deniz Feneri kurtarılacak. Roma İmparatoru Neron tarafından Patara Limanı’na yaptırılan, hala ayakta kalabilmiş, bilinen en eski deniz feneri, 11 metrelik kum dağının altından gün ışığına çıkarılmıştı.

MS 64-65 yıllarında yapılan, dünyada ayakta kalan en eski deniz feneri olma özelliği taşıyan ve 2005 – 2006 yılları arasında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan fenerin restorasyonu için 800 bin TL kaynak sağlandı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yaptığı açıklamada, Neron Feneri’nin restorasyonu için gereken 800 bin TL kaynağın sağlandığını ve restorasyonun kısa sürede başlayacağını, ayrılan ödenek yetmezse, ek kaynağın da sağlanacağını bildirdi.

Bakan Günay, ”Patara’daki Neron Deniz Feneri, çok kısa sürede ayağa kaldırılacak” dedi. Antik kentlerde yapılan kazılardaki ödenekleri artırarak, kazıların hız kazanmasını istediklerini kaydeden Günay, bazı antik kentlerde yıllardır süren kazıları da bitirmek istediklerini belirtti. Günay, açıklamasında, ”kazısı biten antik kentlerde hızla restorasyon projelerinin yapılıp, bu kentlerin restorasyonuna başlamak istiyoruz” ifadelerine yer verdi. Kaş Kaymakamı Süleyman Yılmaz da, fenerin restorasyonuna kısa sürede başlanacağını bildirdi.

Akdeniz Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Havva Işıkan Işık tarafından Patara’da sürdürülen kazılarda, 2005-2006 yıllarında antik fenerin ortaya çıkarılması için 3 bin kamyon kum taşınmıştı. Bilinen yüksekliği 25-30 metre tahmin edilen fenerin 11 metrelik bölümü ortaya çıkarılmış, Kazı Başkanı Işık, antik fenerin kısa sürede restore edilerek kurtarılmasını istemişti

The ancient city of Patara in the reign of Nero to save the Lighthouse. By the Roman Emperor Nero built at the port of Patara, still surviving, the oldest lighthouse, 11 meters of sand had been unearthed from under the mountain.

Between the years AD 64-65, the oldest surviving lighthouse in the world might have, and from 2005 to 2006 years between the restoration of the lighthouse was uncovered during excavations for the provision of resources was £ 800 thousand.

Culture and Tourism Minister Ertuğrul Günay said, Neron Lighthouse restoration required for the 800 thousand TL source is provided, and the restoration of the soon to begin, leaving the grant not enough, additional resource provided will be announced.

Minister Günay,”Nero Patara Lighthouse, will be erected in a very short time,”he said. Increasing appropriations in the excavations in the ancient city, they want to gain speed record of excavation Günay, in the year-long excavation of some ancient city also said they wanted to finish. Günay, in a statement,”the ancient city excavated over whether the rapid restoration projects, we want this city to begin the restoration has included the phrase”. Governor Yılmaz Süleyman the browser, to the restoration of the lighthouse will be announced soon begins.

Akdeniz University Faculty of Arts and Sciences Department Chair Professor of Archaeology. Dr. By Eve Light Işıkan excavations in Patara, in the years 2005 to 2006 to uncover the ancient lighthouse was moved three thousand trucks of sand. Known height of 25-30 meters, the estimated 11-foot section of the flashlight revealed, Excavation Head Light, the ancient lighthouse was restored in a short time had to be rescuedneron-deniz-feneri

Türkiye – Antalya – Likya Yolu

Güney görkemli Toros Dağları’nın ince kumlu plajları ile Akdeniz kıyılarında yalan, nadir ve engebeli güzellik vistas, birçok antik kalıntıları, gizli koyları ve çekici tatil kaçamakları. Bölge güneş 300 gün ayear içinde, banyo ve yüzme, güneşlenme ve su sporları için bir cennet. Ayrıca önemli tarihsel siteleri binlerce yıl geriye uzanan, bir peyzaj ayarlı keşfedebilirsiniz ormanları ve narenciye bahçeleri çam ve area.The Akdeniz kıyılarında intertwinedwith bir mitoloji hakkında bilgi sahibi olarak Ege gibi antik eserlerin doludur. Antik Likya bölgesinde, Antalya’nın batısında, sen yanı sıra, Olimpos, Kale, Kekova ve Kaş gibi sahil kentleri ve Termessos Arikand dağ kentlerinin güzelliği yaşayabilirsiniz. Perge, Aspendos ve Side antik kentler kıyı uçak Antalya’nın doğusunda, başlangıçta Pamfilya olarak bulunmaktadır

Mavili koylara çıkan tarihi yollar

Denizin içindeki Phaselis Antik Kenti kalıntılarının üzerinden yüzerek kumsala çıktık. Çam ağaçlarının gölgelediği, etrafı harabelerle dolu antik yoldan, tarihin sırlarla dolu atmosferini hissederek yürüdük. Yolun sonunda bir sürpriz bekliyordu; mavilikler içinde bir koy daha!..
Tekneyle Phaselis’e doğru yol alırken, bir yandan hafif hafif dalgalanan Akdeniz’i, bir yandan sırtını Olimpos (Tahtalı) dağına yaslamış Kemer ve Çamyuva sahillerini, yolumuzun üstüne çıkıveren minik koyları seyrediyoruz. Karadan ve denizden gidilebilen bu antik kent, Antalya’ya 58 kilometre, Kemer’e 15 kilometre mesafede.
Uzaklardan yalçın tepeleriyle heybetli görünen Bey Dağlarına bakarken, çevresi çam-sedir-sandal ağacı-makilerle dolu tepeciklerle kuşatılmış koya giriyoruz. Demirleyen tekneden Phaselis’in lacivertli mavili ışıl ışıl denizine atıyor kendini herkes. Koyu çepeçevre ince bir şerit gibi saran kumsala ayak basıyoruz ve iğneli yapraklarını-kozalaklarını denize doğru sarkıtmış çamların altından geçerek antik kentin sokaklarına dalıyoruz.
GÜL PARFÜMÜ KOKAN LİKYALI KADINLAR
Rehberimiz Tolga Bey, Hadrianus Kapısı’nı anlatırken, ben adeta o çağa ışınlanıyorum. Başındaki defne yapraklarından yapılmış tacın altından görünen kıvırcık saçları, kemerli burnu ve sert bakışlarıyla Roma İmparatoru Hadrianus’un, iri kıyım gövdesiyle, üstündeki sarılmış sarmalanmış elbisesini savurarak, kemerli kapıdan girerek yürüdüğünü görür gibi oluyorum. Bu heykellerle süslü sokakta, uçuşan elbiseler giymiş gül parfümü kokan hoş kadınlar, dükkanlara girip-çıkıyor.“ Tiyatro kısmına geldik” sesiyle kendime geliyorum. Tiyatro, mitolojide tanrıların yeri olarak anlatılan Olympos (Tahtalı) dağını tam karşıdan görecek şekilde yapılmış. Orada tanrılar oturmuş mu bilinmez ama, tepesinde bulutlar gezen dağ çok etkileyici.
Caddeden ilerleyerek, antik çağda askeri liman olarak kullanılan başka bir koya ulaşıyoruz. Tarihle iç içe, yüzen-güneşlenen-balık tutan tatilciler var. Tepelerin başlarındaki ve kıyıdaki çam ağaçları denizi seyrediyor. Bu görünüm bana Cevat Çapan’ın şu dizelerini çağrıştırıyor;

Dağın eteklerinde orman,
Çam, sedir, ulu çınarlar,
Birbirini seyrediyor aynasında denizin,
Çamlar pürleriyle suskun,
Sedirlerin gözleri uzakta,
“Ölünceye kadar seninim,” diyor denize
Kendi gölgesinde yanan bir çınar..

Bu koyun arka kısmında kıyısı harabelerle dolu küçük bir koy ve denize doğru dizi dizi uzayıp giden su kemerleri gözümüze çarpıyor. Deniz-orman-tarih ahengini fotoğraflamak için çalışırken, oltayı denize atmış bir tatilci ve kızının, balık yakalama keyfinin objektifime takılması çok hoşuma gidiyor.
ZENGİN LİKYA KENTİ PHASELİS
690 yılında Rodoslular tarafından kurulmuş, ticarette ve denizcilikte başarılı Phaselis, yaban gülünden yapılan parfümü ile ün yapmış. Bu zengin Likya Kenti, tarih boyunca Perslerin, Mısırlıların, Romalıların ve Arapların hakimiyeti altına girmiş. Kentin bugünkü kalıntıları, Roma ve Bizans dönemine ait. Phaselis’e hizmette bulunan Roma İmparatoru Hadrianus’un adına yapılan anıtsal kemerli kapı, agora ve heykellerin kalıntılarını görmek mümkün. Yarımada üzerine kurulmuş kentte üç liman bulunuyor. Kuzey ve Güney limanları birbirine, 125 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde bir caddeyle bağlanmış. Kenarları heykellerle süslenmiş taş yolun iki yanına, agora, gymnasium, hamam ve dükkanlar sıralanmış. Kanalizasyon ve drenaj sistemi de bulunan bu gelişmiş kentte, su kemerleri ve sur kalıntıları da dikkati çekiyor. Caddeden taş merdivenlerle çıkılan tiyatro, yarımadanın en yüksek tepesine kurulmuş.

Antalya Şehir Merkezi

kaleiciAntalya, Türkiye’nin lider turizm merkezi olmasının yanında dünyanın da en önemli turizm merkezlerinden biridir. Şehir turunuza, Hadriyan Kapısı, Hıdırlık Kulesi, Yivli Minare ve daracık sokakları, tarihi evleri ve limanıyla ünlü Kaleiçi’ni kapsayan tarihi şehir merkeziyle başlayın. Bütün bunlar 1 kilometre karelik bir alana yayılmıştır. Tavsiyemiz yürüyerek gezmeniz çünkü bu çevredeki birçok yola araba ile giremezsiniz.
Hadriyan Kapısı ya da şehirde kullanılan ismiyle Üçkapılar, M.S 130 yılında Antalya’yı ziyaret eden Roman imparatoru Hadrian adına yapılmış bir ervaktır. ^tane yay şeklinde geçişi vardır. Efsaneye göre, Sheba ülkesinin kraliçesi Belkıs Sultan, Kral Solomon’u ziyaret etmek için çıktığı yolculuğunda bu kapıların altından geçmiş ve Aspendos’ta bir sarayda gününü geçirmiştir. Ünlü gezgin Evliya Çelebi’ye göre, zamanında bu şehir 4,5 km uzunluğunda duvarlarla çevriliydi. Bütün liman bölgesini çevreleyen bu duvarlar Selçuklular döneminde sağlamlaştırılmıştır. Duvarların güneydoğu ucnda 14 metre yüksekliğiyle Hıdırlık Kulesi bulunmaktadır. Hadriyan Kapısı’ndan geçip yokuş aşağı denize doğru Hesapçı Sokak’ı takip ederek buraya ulaşabilirsiniz.
Kaleiçine girince dikkatinizi çekecek anıtlardan birisi Antalya’nın sembolü olan Yivli Minare’dir. Tuğladan yapılmış 37 metrelik bu minarenin üzerinde 8 tane yiv bulunmaktadır ve Selçuklu sultanı 1. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır.
Kaleiçi’ndeki bir başka ilgi çekici anıt da Kesik Minare’dir. Yapıtın orijinali 5. yüzyılda Bakire Meryem için yapılmış bir kilisedir. Daha sonra 2. Beyazid’in oğlu Korkut tarafından camiye çevrilmiştir. Bu zamanda yapılan tahta minare 1986 yılında yanmıştır ve o zamandan beri Kesik Minare olarak anılmaktadır.
Bundan sonra Kaleiçi’nin dar sokaklarından limana doğru ilerleyebilirsiniz. Bölge günün her saati ziyaret edilebilir ama biz akşamüzeri gitmenizi tavsiye ediyoruz. Buradaki birçok tarihi ev restore edilmiştir ve bazıları otel, pansiyon, dükkan olarak işletilmektedir. Bu dükkanlarda turistlere yönelik hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Keleiçi’ndeki birçok otelin, kafenin ve barın portakal bahçeleriyle gölgelenmiş kapısından içeri doğru açılan bir bahçesi vardır. Soğuk bir şeyler içmek için çok idealdirler. Ayrıca burada bir çok mekandan bütün kaleiçini izleyebilirsiniz.
Antalya’nın bu eski limanı 1980lerde restorasyondan geçirilmiş ve bu restorasyon Avrupa Konseyi Altın Elma ödülünü kazanmıştır. Yat limanına bir çok yat göreceksiniz. Dolmuş usulü çalışan bu yatlarla denizden Antalya manzarasını ve şelaleleri izlemek için turlara katılabilirsiniz ya da kendinize özel bir tur ayarlayabilirsiniz.
Kaleiçi geceleri çok renklidir. Ara sokaklardan gelen müzik seslerine ayak uydurup içkinizi yudumlayabilir, restorantlarda canlı müzik dinleyebilir ya da clublarda sabahın ilk saatlerine kadar dans edip dünyanın her bir yanından yeni arkadaşlar edinebilirsiniz.
Şehre panoramik bir bakış atmak için Kepez’den şehir dışına doğru giderken Korkuteli Sapağına sapıp Düzlerçamı Ormanı’na doğru 3 km ilerleyiniz. Daha sonra Güveruçurumu 3. Bölge’ye devam edip, Türk turizminin incisi Antalya’yı seyredebilirsiniz

Antalya, Turkey’s leading tourism center In addition to being one of the world’s most important tourism centers. Your city tour, Hadriyan Gate, Hıdırlık Tower, Fluted Minaret and narrow streets, historic homes and the historic port city famous for its covered with Kaleiçi start. All of this has been spread over an area of 1 kilometer square. Our recommendations in the environment because they’re walking gezmen with many road cars can not enter.
Door or city name used Hadriyan with Üçkapılar, who visited Antalya in 130 AD the Roman emperor Hadrian built a ervaktır. ^ There are many springs in the form of transition. According to legend, Sultan Belkis Queen of Sheba country, to visit King Solomon in its journey towards the bottom of these gates from the past and a palace in Aspendos on the day was spent. According to the famous traveler Evliya Çelebi, 4,5 km length of time in this city was surrounded by walls. All the walls surrounding the port area during the Seljuk integrated firm. Height of 14 meters southeast of the walls with Hıdırlık ucnda Tower is located. Downhill towards the sea from the door passing Hadriyan cheeseparing then follow the street as you can get here.
One of the memorial will attract your attention when you enter Kaleiçi symbol of Antalya, the chamfered Minare’dir. 37-meter minaret is made of bricks that are 8 on one groove and the Seljuk sultan 1 It was built by Keykubat.
Another interesting monument Kaleiçi’ndeki also cut Minare’dir. 5 of the original artwork century is a church built for the Virgin Mary. Then 2 Son was converted into a mosque by Bayazit Korkut. At this time in 1986 and burned the wooden minaret and since that time are referred to as Truncated Minaret.
Then you can move towards the port of Kaleici narrow streets. Region can be visited any time of day, but we encourage you to go to the evening. The many historic houses have been restored and some hotels, guesthouses, shops are operated as. In this shop you can find souvenirs for tourists. Keleiçi’ndeki most hotels, a cafe and bar with orange shaded garden gate opened inward there is a garden. They are ideal for a cold drink. Furthermore, there are many places you can watch the whole Kaleiçi.
Restoration of this old port of Antalya from the 1980s and this restoration has been passed to the Council of Europe has won the Golden Apple award. You will see many yachts in the marina. These procedures work with minibus from the sea bed to watch Antalya landscapes and waterfalls can join tours or a tour can set your own.
Kaleiçi at night is very colorful. Keep up with music sound coming from the alley and you can sip your drink, listen to live music in restaurants or in the club until the early hours of the morning to dance and make new friends from all over the world while you can.
A panoramic view to the city from the countryside to discard Kepez While heading to the turn Korkuteli deviation towards the Forest Düzlerçamı Continue for 3 km. Then Güveruçurumu 3 In the region continue, the pearl of Turkish tourism, then you can watch Antalya